Atıl kalan insan iş gücü ne olacak?

Teknoloji, geri dönüşüm, otomasyon, enerji, kentsel dönüşüm, akıllı evler, dijital iş gücü, insansız fabrikalar. Peki atıl kalan insan iş gücü ne olacak?

Günümüzde ki teknolojik gelişmeleri yakinen takip eden ve elektronik projeler hazırlayan bir girişimci olarak 20 yıl içerisinde büyük değişim yaşanacağını, bu değişim üretim sektörü başta olmak üzere tüm hizmet sektörlerinde insan iş gücünü minimum seviyeye düşüreceğini düşünmek, ister istemez kaygıları da beraberinde getiriyor.  Temel ihtiyaçların karşılanması, sosyal hayat ve hayatı idame ettirme  noktasında, insan iş gücü, hizmet karşılığı ve maliyetler gözönüne alındığında yeni arayışlar ve yeni teknolojiler hayatımıza giriyor.  Daha çok tüketim daha çok üretim doğru orantılı ve  Üretim koşullarını da değiştiyor. 20 yıl sonra insan iş gücü ile üretimi arttırmak maliyetli olacak ve bu sistemler insan iş gücünün yerini alacaktır.

Örnek vermek gerekirse; bir fabrikada otomasyon sistemi mevcut ekrandan üretilen malzemenin durumunu, sistem arızası varsa arıza yerini, günlük üretilen ürün miktarını, nekadar malzeme kullanılmış görebiliyoruz. Bu işler için birden fazla insan gücü gerekirken otomasyon sistemi ile 1 kişinin sistemi incelemek için başında durması yeterli. Her sektör büyük rekabet yarışı içerisinde, az maliyet hızlı ve kaliteli üretim. 20 yıl sonrası besin zincirindeki insan popülasyonu için endişe verici olmalı. Şahsen ben öyle düşünüyorum.

Gelelim çevre ve kentsel dönüşüme. İnşaat sektöründeki otomasyon sistemler, akıllı ev teknolojileri Bu sistemler ile yaşadığımız binaları olabilecek yangınları, ısıtma sistemlerini, alarm sistemlerini, klimaları kontrol edebilmek ve daha iyi bir yaşam sunabilmek için teknolojiyi hayatımızın vazgeçilmezi haline getiriyoruz. 20 yıl sonrasını bir düşünün?

Maliyetleri minimum seviyede tutmak ve daha kaliteli hatasız üretim için insansız fabrika otomasyonu gereklidir diyen sektör yöneticileri atıl kalacak insan iş gücü ne olacak? Bu insanlar hayatlarını nasıl kazanacak? Bu sorulara cevap varmıdır acaba. 50 yıl sonrası enerji programlarını yapan ülkeler Dünyanın yarısının işsiz, bakıma muhtaç, kontrolsüz kalabalık olabileceğini düşünmüşmüdür acaba!. Kaos, kargaşa, savaşlar, yeni virüsler, hastalıklar. Yeni dünya düzeni bu olsa gerek. Teknoloji beraberinde insan yaşamına kuşkusuz zorluklar getirecek. En basiti cebimizde ki akıllı telefonları bilinçli kullanabilecek seviyeye geldiğimizde; vergi daireleri, bankalar, görkemli mağazalara ve orada çalışan insan iş gücüne gerek kalmayacak. Atıl insan iş gücü, sigorta sistemi, emeklilik, kazanılmış haklar, yaşam biçimi nasıl olacak? Yüzlerce soru…

Gelecek inşaa edecek isek insan hayatı yaşamı üzerine olmalı. İnsan hayatı sınırlıdır. Bu popülasyon da üretim tüketici  odaklı da olmak zorundadır.

Her konuda iletişim kurabileceğiniz adreslerim : Android uygulama] [Facebook] [Tweetter] [E-posta]

Teknoloji, geri dönüşüm, otomasyon, enerji, kentsel dönüşüm, akıllı evler, dijital iş gücü, insansız fabrikalar. Peki atıl kalan insan iş gücü ne olacak?

 

Bir cevap yazın