|
Hüseyin GÜNER 1975 Sakarya doğumludur İlk öğrenimini Sakarya Kocaali ilçesine bağlı Yalpankaya Köyü Yenigün İlk öğretim okulunda tamamlar, 1986 yılında İstanbul'a yerleşir ve bundan sonraki okul hayatı burada devam eder, Orta Öğrenimini Yılmaz Mızrak Orta Okulunda Lise Özel Aksoy Lisesinde tamamlar, 2003 yılında Bankacılık sektöründe çalışmaya başlar ve 2008 Yılı itibari ile Sakarya'ya tayin olur. Hüseyin GÜNER evli ve bir kız çocuğu babasıdır. |
|
|
Hayat bizi seçtiğine göre biz evrenin ve Yaradan’ın çocuklarıyız. İnancım o ki, nasıl bir anne baba çocuklarını dünyaya getirdikten sonra onları terketmezse, Yaradan da bizi her türlü zorlukla boğuşmak üzere kendi başımıza bırakmıyor. Bunu nasıl yapıyor sorusunun cevabında takılıyorum. Mantığım ve hislerim bunun bire bir ilgilenme yerine, evrenin diyalektiğinden gelen bir çeşit koruma olması gerektiğini söylüyor. Ayrıca, bence evren adil, ama şu anlamda adil. Kimse iltimaslı çocuğu değildir Hayat’ın. Hayat kimseyi kayırmaz; kimseye ne daha yakın, ne daha mesafeli durur. İşte bu anlamda adildir. Hak ettiğimizi düşündüğümüz bazı şeyleri alamazsak, veya hak etmediğimize inandığımız şeylerle karşılaşırsak, bunu haksızlık olarak görüyoruz. Yüzeysel bakıldığında, veya gerçekten, haksızlık olabilir. Bunun neden böyle olduğunu bilemem. Anlamaya çalışmamız gerekir mi, ya da bunu sınırlı aklımız ve yeteneklerimizle bir sebep sonuç ilişkisi şeklinde gerçekten anlayabilir miyiz konusu ayrı bir soru. Çünkü ihtimal ki hayat anlaşılması değil, yaşanması gereken bir olgudur. Hayat yaşandığı kadar vardır. Yaşamak mümkünken yaşamamış olmak, bizim bizi seçen hayata yaptığımız haksızlıktır. Belki bir şeyler yaşamanın sonucu, hayatı anlamakta da yolalırız. Önemli olan, bizi meydana getirenin, bizi fırlatıp atmayacağına, üstümüze bir tür şemsiye açacağına inanmak. |
|
|